Kuzuluk, Sakarya ili Akyazı ilçesine bağlı Akyazının güneydoğusunda yer alan il Merkezine 38 km. ilçe merkezine 8 km. uzaklıktadır. Bozulmamış doğası ve şifalı kaplıca suları ile tam bir sağlık kaynağı ve ruhunuzun dinleneceği özlemini kurduğunuz tatil için en ideal yerlerden biridir.
İhlâs Kuzuluk Kaplıca Evleri, Kuzuluk'ta bulunan tatil evleri ve pansiyonlardan dilediğinde konforlu ve ekonomik konaklayabilir ve Yeşilin Doğanın tadını çıkarabilirsiniz ayrıca Kuzuluk civarında bir çok Türkiye çapında ünlü Turistik tarihi ve doğal mekânlar ve tesisler mevcuttur dilerseniz gezi turlarıyla günlük geziler yapabilir dilerseniz kendi aracınızla günlük gezilere gidebilirsiniz. aşağıda çevredeki gezilecek güzel mekânları tanıtmaya çalışacağız...
Kuzuluk Gölü
Kuzuluk Gölü Kuzuluk Beldesinin batısında yer almaktadır.Şehirmerkezine 5 dk kalık uzaklıktadır.Balık Tutmaya Elverişlid.
Aksar TEPE
Aksar Tepe Kuzeyi: Alaağaç-Pazaköy köy yolu; Doğusu: Domuz Göleyi deresi; Güneyi: Kuzuluk Orta mahalle deresi; Batısı: Orta mahalle deresi.Kuzuluk'tan 2 km Aracınızla dağın eteklerine kadar ulaşabilirsiniz oradan yukarı yaya patika yollardan çıkılır zirveden tüm Kuzuluk ve Akyazı kuşbakışı çok net bir biçimde görünür ayrıca dağda 2 adet mağara ve bazı tarihi taşlar (yapılar) bulunmaktadır.
Aksar Tepe Aksar Tepe
Milli Parklar
Kuzuluk Milli Park piknik alanları özel mangal bölümlar çocuk parkı ile ailece piknik yapabileceğiniz güzel bir mekan . Nasıl Gidilir : Kuzuluk Merkezindedir. İhlas Kaplıca Evleri Karşısından Aracınızla veya yaya olarak kolayca ulaşılabilir.
Sülüklü Göl
Mudurnu-Akyazı yolu üzerinde günübirlik gezilerin sürekli düzenlendiği ve fotoğrafçıların da tercih ettiği yerlerden birisi Sülüklü Göl. Akyazı yakınlarındaki Dokurcun İlçesi'ne bağlı Akyokuşkavağı Köyü'nde yer alan bir Milli Park. Bölgedeki Tabiatı Koruma Alanı'nda irili ufaklı ve farklı renklerde göller var. Aralarında en büyüğü turkuvaz renkli Sülüklü Göl. Bin 70 metre yükseklikteki göl yaklaşık 300 yıl önceki heyelan sonucu meydana gelmiş. Derinliği 25 metre ve dibi balçıkla kaplı olduğundan yüzmek ve balık tutmak yasak. Göle adını veren sülükler artık yaşamıyor. Çünkü yetiştirilmek üzere alınan alabalıklar yemiş. Hafta sonları hava güzel olduğunda piknikçiler göl kenarına geliyor. Mangal dumanları göl üzerinden yükseliyor. Çocuklar açık havada oynamanın mutluğu ve serüven heyecanıyla koşuyor, gölde taş sektiriyorlar. Sülüklü Göl, sanki usta bir ressamın elinden çıkmış gibi.
Sülüklü Göl Sülüklü Göl
Gazi Süleyman Paşa Camii
Orhan Gazinin oğlu Gazi Süleyman Paşa tarafından 1331-1335 yılları arasında hamam ile birlikte külliye olarak yapılmıştır.İlk yapımında ağır traverten kaba yönü taşlarla dış iskelet oluşturulmuş, tek şerefeli tek minareli ve tek ahşap kubbeli olarak inşa edilmiştir. 1948 ve 1960 yıllarında restore edilen camiin en göze çarpan özelliği yöredeki ilk Osmanlı eserleri arasında en sağlamlarından biri olmasıdır.
1948 yılındaki restorasyonunda ahşap kubbe kaldırılarak 4 düzeyli çatı ve içi düz tavan kaplamalı olarak yapılmıştır.Catısı son dönemlerde marsilya kiremit ile kaplı iken 1999 yılında geçirdiği yangın sonunda çatı ve diğer tüm ahşap elemanlar yanmıştır.2000 yılında orijinaline uygun olarak yeniden restore edilmiştir.Tavan içi alt kaplama bölümü Selçuklu tavanı olarak ahşaptan inşa edilmiştir. İlgi çekici diğer bir özelliği ise 41 adet penceresinin bulunmasıdır.Bu pencerelerden üst .bölümdekiler içten vitray süslü alçı şebekeli dıştan ise petek desenli alçı şebekelidir.İki kanatlı büyük giriş kapısı bulunmaktadır.Giriş kapısı üzeri kilit taşlı kemer olarak yapılmıştır.Aynı durum girişten sonraki ayakkabılık bölümünden cami iç giriş kapısı üzerinde de bulunmaktadır.504 metrekare alan üzerine inşa edilmiştir.Bir bodrum katı,1 normal katı ve 14 kadınlar mahfeli katı bulunmaktadır
Gazi Süleyman Paşa Hamamı
Orhan Gazinin oğlu Gazi Süleyman Paşa tarafından 1331-1335 yılları arasında yaptırılmıştır. İnşası tamamen traverten kesme taş ile yapılmış olup bay ve bayan bölümleri ayrı ayrıdır. Her iki bölümde soyunmalık,soğukluk,halvet ve cehennemlik bölümleri bulunmakta, güney kısmında bulunan külhan ve sıcak su deposu alttan ısıtmalı ve hamam içine açılan buharlık kapakları ile buhar ısıtması da tasarlanmıştır.Külhan bölümünde büyük bir kemer vardır.Her iki bölümün oda hazneleri üzeri moloz taş kubbe kasnağı ile yapılmış olup on adet kubbesi bulunmaktadır. Muhtelif yıllarda onarım görmüş olmasına rağmen orijinalitesini korumaktadır. 1960 h yıllarda kubbe kaplamaları Vakıflar Genel Müdürlüğünce betonarmeye çevrilmiş ve 2002 yılına kadar kubbe dış görünümleri çıplak beton olarak görünmekte iken, Göynük Belediyesince 2002 yılında orijinal özgün kubbe kaplama malzemesi olan alaturka kiremitlerle kubbeler ve çatının tamamı kaplanarak tam orijinal görünüme getirilmiştir.Evliye Çelebi Seyahatnamesinde Ankara ve İstanbul da dahi böyle muhteşem bir hamam bulunmadığı konusu övgü ile bahsedilmiştir .
Akşemseddin Hz. Anma Sempozyumu
Her yıl Mayıs ayının son pazar gününe rastlayan tarihte düzenlenmekte olup ilki 1988 yılında yapılmıştır.Akşemseddin Hz.nin yüce şahsiyetini anma ve yaşatma, fetih coşkusunun Göynükte başlatması bu sempozyumla sağlanmıştır.
Panayır
Uzun yıllardan beri geleneksel olarak her yıl Ekim ayının 10 -15 i arasında düzenlenen bu günde çevre illerden gelen esnaflar ve ilçe esnafı Bulvar yolu üzerinde sergi açarak ilçe ve köy halkına hizmet sunmaktadırlar. Beyaz eşya, mobilya, giyim, züccaciye, hediyelik eşya gibi ürünler satılmaktadır.Ekim ayında yapılmasının amacı eskiden yöre halkının geçim kaynağı olan tarımsal ürünlerin getirisini aldıkları zamana denk getirmektir.
Abant Gölü
Çevresi çam ormanları ile kaplı, tatlı su gölü ile anılan Abant'ta, bir hafta sonu için kendinize mutlaka fırsat yaratılmalısınız. Abant'ta dört mevsim farklı tatları yaşayacaksınız. İlkbahar ve sonbahar da gölün romantik tadını doyasıya yaşarsınız. Göl kıyısında, salıncakta sallanarak sohbet belki bir saat şekerleme, su bisikleti yada sandalla gezinti, gölün çevresinde faytonlarla, bisikletlerle tur, her bakış açısında göle yansıyan çam ormanı renginin verdiği his, en keyifli tatilleriniz arasındaki yerini alması için yeterli olacak. Bu arada tertemiz dağ ve orman havasının açtığı iştahınız için, kendin pişir kendin ye tarzı ziyafet ideal. Kış aylarında kar yağarken gittiğinizde, gölün yok olduğunu göreceksiniz, şaşırmayın. Her yer bembeyaz, orman kar örtüsü altında ve manzara mükemmel. Buz kaplı ve karlar altındaki gölün bir kıyısından karşı kıyıya yürüyerek geçerken farklı bir tat alacaksınız. Kışın atların çektiği kızaklarla göl turu yapıp, gölün üzerinde mangalda sucuk ve kırmızı şarap keyfi bizim tavsiyemiz. Kır kahvelerinde sürekli sıcacık demli çay ve mis kokulu kahve keyfi de göz ardı edilmemeli. Dönüş yolunda, yöre halkı, yörenin kendine özgü tarhana, erişte, yağlı peynir, tereyağı, çam balı ve çeşitli meyve-sebze gibi köy ürünlerini satıyorlar. Mevsime, zevkinize ve ihtiyacınıza göre doğal ürünlerden alışverişinizi yapın ki, eve döndükten sonra bir süre de bu büyü devam edebilsin.
Bu Reklamın Süresi Dolmustur. Reklam Ayarlarını Düzenleyiniz.